Anasayfa Okuma Kılavuzu

Okuma Kılavuzu

Dil canlıdır. Değişir, dönüşür, güzelleşir, çirkinleşir ama yapaylığı kabul etmez. Dilin değişimi, insanın değişimi ile kaimdir. İnsan dili değiştirir, dil de insanı. Yeri gelir, insanı değiştirmek isteyenler, onun dilini değiştirerek başlarlar işe. Bu çabalar, eğer silah zoruyla dayatılmazlarsa, işe yararlılıkları ölçüsünde kabul görürler, yapaylıkları ve yapmacıkları insanın diline tesir edemez.

Türkçe, benim güvenli limanın, zaman içerisinde değişimlere, etkileşimlere, dönüşümlere uğramıştır elbet. Bugün kullandığım dilin, binlerce yıllık tarihini düşündüğümde, onun zaman zaman nasıl da başka dillerle, alfabelerle etkileşime geçtiğine ve bu süreç içerisinde nasıl da zenginleştiğine bakar, hem şaşırırım hem de gurur duyarım.

Günümüzde kullandığımız dilin, Türkçe’nin, standartlaşması çalışmasını Türk Dil Kurumu üstlenmektedir. Resmi belgeler, hukuki işlemler ve benzeri tüm kullanımlarında dilin, bu tarz bir standartlaşma çalışması elzemdir elbet. Ama bu şu demek değildir: canlı bir yapı olarak ortaya koyduğumuz dili mutlaka ve mutlaka bu kurumun belirlediği şekiller üzerinden kullanmamız gerekiyor. Standartlaşmanın elzem olmadığı yerlerde, mesela roman, hikâye, şiir, deneme ve günce yazarken, mektup gönderirken, not düşerken, hatta sosyal medya kullanırken, insan dilini kendisine göre özelleştirebilir, değiştirebilir, dönüştürebilir. Bazen bunu bilinçsiz de yapar; bir kelime farkında olmadan değişiverir, bir cümleyi öyle değil de böyle kullanıverir.

Bu özelleştirmenin özensizce yapıldığı yerlerde dil çirkinleşir. Onu yapaylıktan kurtarmaya çalışırken, ya da herhangi bir amacı haiz olmadan, öyle bir kelime, cümle ya da en basit haliyle bir kısaltma kullanır ki, dil bayağılaşır, çirkinleşir ve manasını kaybeder. İşte, hem dilin yapaylığından ve standartlaşmanın amansız kuralcılığından sıyrılmak, hem de böyle bir bayağılaşmaya düşmemek için, özenli bir kılavuz hazırlamaya karar verdim.

Türk Dil Kurumu’nun Yazım Kılavuzuna nazire olsun diye Okuma Kılavuzu olarak adlandırdığım bu sayfa, yazdığım güncemi, hikâyelerimi, denemelerimi ve romanlarımı okumak isteyen herkese bir kılavuz niteliğinde olduğu gibi, yazı çizi işleriyle ilgilenip de bazı kavramları ve yapıları nasıl kullanması gerektiğini kestiremeyenler için de bir rehber işlevi görebilir. Burada bahsedilmeyen tüm kelimeler ve dil bilgisi kuralları için, Türk Dil Kurumu sözlükleri, dil bilgisi kuralları ve yazım kılavuzu geçerlidir.

Bu kılavuz, zaman içerisinde güncellenecektir.

Kelimelerin Manaları ve Yazılışları

  • günce ya da internet güncesi: İngilizcedeki blog ya da weblog kelimelerinin karşılığı ve cins isim olarak kullanılabilir.
  • selfi: İngilizcedeki selfie kelimesinin karşılığı ve cins isim olarak kullanılabilir.
  • tivit: İngilizcedeki tweet kelimesinin karşılığı ve cins isim olarak kullanılabilir.
  • yer bildirimi: İngilizcedeki check-in kelimesinin, sosyal medyadaki kullanımının karşılığı ve cins isim olarak kullanılabilir.

Yazım Kuralları

1) Türk Dil Kurumu kurallarınca, tırnak işareti ile aktarılan cümlelerin sonundaki noktalama işaretleri, tırnak işaretinden önce gelir. Örnek cümle: Arkasını döndü ve “Beni bir daha arama.” dedi.

Ancak, benim yazım kuralıma göre, tırnak işareti içerisinde aktarılan cümlelerin sonuna gelmesi gereken nokta konulmaz, ancak üç nokta, ünlem işareti veya soru işareti varsa, tırnak içerisinde belirtilir. Örnek cümleler: Arkasını döndü ve “Beni bir daha arama” dedi. Bunu duyan genç kız, “Beni hiç özlemeyecek misin?” diye sordu.

Eğer tırnak işareti içerisinde aktarılacak kısım bir cümleden fazlaysa, bu kural yalnızca son cümle için uygulanır. Örnek cümle: Başını önüne eğerek, “Tabi ki özleyeceğim. Lakin elden bir şey gelmez” dedi.

Eğer cümle içerisinde tırnak işareti ile aktarılacak kısım, cümlenin sonuna denk geliyorsa, yalnızca dışarıya nokta koymak yeterlidir. Eğer tırnak içerisindeki kısım üç nokta, ünlem ya da soru işaretiyle bitiyorsa, tırnak işaretinden önce ünlem ya da soru işareti konulur, tırnak işaretinin dışına da nokta. Örnek cümleler: Yalnızca bir ses duyuldu: “Bir gün mutlaka geri döneceğim”. Mağaranın duvarlarında yankılandı, “Bir gün mutlaka…”.

Bu yazım kuralının sebepleri ve temellendirmeleri ile ilgili ek sayfası kısa bir süre içerisinde hazırlanacaktır.